Prof. Dr. Raşit Midilli

Boyun Hastalıkları

Kulak Burun Boğaz Hastalıkları kapsamında yer alan hastalık, tanı ve tedavi alanlarını inceleyebilirsiniz.

Uzmanlık Alanı Kulak Burun Boğaz Hastalıkları ve Cerrahisi
Baş ve Boyun Sağlığı Rehberi

Boyun hastalıkları; lenf düğümleri, tükürük bezleri, kaslar, sinirler, damarlar, tiroid bölgesi ile üst solunum ve sindirim yollarının boyundaki yapılarını etkileyen geniş bir hastalık grubudur. Boyunda şişlik veya ele gelen kitle, ağrı, hassasiyet, yutma güçlüğü, ses değişikliği, ağız kuruluğu ve yüzde hareket kaybı gibi belirtiler farklı nedenlerle ortaya çıkabilir. Enfeksiyonlara bağlı lenf bezi büyümesi sık görülse de uzun süren, giderek büyüyen veya başka uyarıcı belirtilerin eşlik ettiği oluşumlarda gecikmeden değerlendirme gerekir.

Bu ana silo sayfasında tükürük bezi hastalıkları, erişkin ve çocuklarda boyun kitlelerine yaklaşım, fasiyal paralizi, tanı yöntemleri ve tedavi seçenekleri birlikte ele alınmıştır. Sitedeki üç güncel alt sayfaya doğrudan bağlantı verilerek ziyaretçinin aradığı konuya kolay ulaşması amaçlanmıştır. İzmir’de boyun hastalıkları hakkında açık ve anlaşılır bilgi arayan kişiler için hazırlanan rehber, hangi belirtilerin izlenebileceğini ve hangi durumlarda sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini açıklayan genel bir kaynaktır; kişisel tanı ve tedavi planı için KBB ve Baş-Boyun Cerrahisi muayenesi gerekir.

Sık yakınmalarBoyunda şişlik veya kitle, ağrı, hassasiyet, yutma güçlüğü, ağız kuruluğu ve yüzde güçsüzlük
DeğerlendirmeÖykü ve ayrıntılı baş-boyun muayenesine gerektiğinde endoskopi, ultrason, BT, MR veya iğne biyopsisi eklenir
Tedavi yaklaşımıNedene göre izlem, ilaç tedavisi, tükürük bezi girişimleri, sinir koruyucu yaklaşım veya cerrahi planlanabilir

Boyun Hastalıkları Nelerdir?

Kısa yanıt: Boyun hastalıkları; lenf bezleri, tükürük bezleri, sinirler, doğumsal yapılar, tiroid bölgesi ve baş-boyun organlarından kaynaklanan enfeksiyöz, inflamatuvar, yapısal veya tümöral sorunları kapsar.

Boyun, çok sayıda organ ve anatomik boşluğun birbirine yakın bulunduğu bir geçiş bölgesidir. Çene altındaki submandibuler tükürük bezleri, kulağın ön-alt kısmındaki parotis bezleri, boynun farklı seviyelerindeki lenf düğümleri, tiroid bezi, büyük damarlar, kaslar ve sinirler aynı bölgede yer alır. Ağız, bademcikler, yutak, gırtlak, burun ve sinüslerden gelen lenfatik akım da boyundaki lenf düğümlerine ulaşır. Bu nedenle boyunda fark edilen bir şişliğin kaynağı her zaman şişliğin bulunduğu nokta olmayabilir.

Enfeksiyon sırasında büyüyen lenf düğümleri çoğunlukla ağrılı ve hareketli olabilir. Tükürük bezi kanalındaki taş özellikle yemeklerle artan ağrı ve şişlik oluşturabilir. Doğumsal kistler çocuklukta fark edilebildiği gibi enfekte olduklarında erişkin yaşta da belirginleşebilir. Tiroid nodülleri boynun ön-alt kısmında görülebilir. Baş-boyun bölgesindeki iyi veya kötü huylu oluşumlar da boyunda kitleyle ilk belirtiyi verebilir. Bu olasılıkların ayrımı yalnızca kitlenin görünümüne bakılarak yapılamaz.

Boyun anatomisi tanısal yaklaşımı nasıl etkiler?

Kitlenin çene altında, boynun yan tarafında, orta hatta, köprücük kemiği üzerinde veya kulak önünde bulunması olası kaynağa ilişkin ipucu verir. Örneğin yemek sırasında büyüyen çene altı şişliği tükürük kanalı tıkanıklığını düşündürebilirken üst solunum yolu enfeksiyonuyla birlikte gelişen hassas şişlik lenf düğümü reaksiyonuyla ilişkili olabilir. Orta hatta yer alan ve yutkunmakla hareket eden oluşumlarda tiroid bölgesi incelenir. Bununla birlikte hiçbir yerleşim tek başına kesin tanı koydurmaz.

KBB muayenesinde boyunla birlikte ağız boşluğu, bademcikler, dil kökü, yutak, gırtlak, burun, kulaklar ve yüz siniri değerlendirilir. Çünkü erişkin bir hastadaki boyun kitlesi bazen ağız veya boğaz bölgesinde henüz belirgin yakınma oluşturmayan bir hastalığın lenf düğümündeki bulgusu olabilir. Muayene kapsamının yalnızca ele gelen şişlikle sınırlı tutulmaması bu nedenle önemlidir.

Yaş ve kitlenin süresi neden önemlidir?

Çocuklarda enfeksiyöz ve doğumsal nedenler daha sık düşünülür; erişkinlerde ise enfeksiyonların yanında tükürük bezi, tiroid ve tümöral nedenler dikkatle dışlanmalıdır. Yakın zamanda geçirilen boğaz enfeksiyonuyla ortaya çıkan ve iyileşmeyle küçülen lenf düğümü ile haftalar boyunca değişmeden kalan ya da büyüyen bir kitle aynı biçimde değerlendirilmez. Erişkinde belirgin enfeksiyon öyküsü olmadan iki haftadan uzun süren veya ne kadar süredir bulunduğu bilinmeyen yeni boyun kitlesi geciktirilmeden incelenmelidir.

Boyun Hastalıklarının Yaygın Belirtileri

Boyun hastalıkları bazen yalnızca ele gelen bir şişlikle, bazen de ağız, boğaz, kulak veya yüzdeki belirtilerle fark edilir. Yakınmanın tek ya da çift taraflı olması, ağrılı olup olmaması, hızla büyümesi, yemeklerle değişmesi ve enfeksiyon sonrasında ortaya çıkması önemlidir. Belirtilerin birkaç gün içindeki seyri kadar haftalar boyunca devam edip etmediği de tanı planını değiştirir.

Boyunda şişlik veya kitleLenf düğümü, tükürük bezi, doğumsal kist, tiroid nodülü ya da başka bir dokudan kaynaklanabilir; yerleşim, süre ve kıvam birlikte değerlendirilir.
Ağrı ve hassasiyetEnfeksiyon, iltihap veya kanal tıkanıklığında sık görülebilir; ağrısız kitlelerin de değerlendirilmesi gerekir.
Yutma güçlüğüBoğazda takılma, katı ya da sıvı gıdaları yutarken zorlanma ve yutma sırasında ağrı boyun ve üst sindirim yolu hastalıklarına eşlik edebilir.
Ses değişikliğiİki-üç haftadan uzun süren ses kısıklığı veya ses gücündeki değişiklik gırtlak ve çevre sinirlerin değerlendirilmesini gerektirebilir.
Yemekle artan şişlikÇene altı veya kulak önündeki şişliğin yemek sırasında belirginleşmesi tükürük bezi kanalında daralma ya da taşla ilişkili olabilir.
Ağız kuruluğuİlaçlar, sıvı kaybı, otoimmün hastalıklar veya tükürük bezlerinin etkilenmesi nedeniyle gelişebilir; çiğneme, yutma ve ağız sağlığını etkileyebilir.
Yüzde hareket kaybıKaşı kaldıramama, göz kapatamama veya ağız köşesinde düşme yüz sinirinin farklı seviyelerde etkilenmesiyle oluşabilir.
Solunum güçlüğüHızla büyüyen şişlik, derin boyun enfeksiyonu veya hava yolunu etkileyen hastalıklarda ortaya çıkabilir ve acil değerlendirme gerektirir.
Önemli ayrım: Boyundaki her kitle kanser değildir. Bununla birlikte erişkinde açıklanamayan, iki haftadan uzun süren, sert, çevre dokuya sabit veya giderek büyüyen kitle; yutma güçlüğü, kalıcı ses kısıklığı, tek taraflı kulak ağrısı ya da açıklanamayan kilo kaybıyla birlikteyse muayene ertelenmemelidir.

Boyun ağrısı ile boyun kitlesi aynı şey midir?

Hayır. Boyun ağrısının önemli bir bölümü kas-iskelet sistemi, duruş bozukluğu, omurga veya travmayla ilişkili olabilir ve ele gelen bir kitle bulunmayabilir. KBB açısından değerlendirilen boyun hastalıklarında ise lenf düğümü, tükürük bezi, tiroid bölgesi ya da diğer yumuşak dokularda şişlik; yutma, ses, solunum veya yüz hareketleriyle ilgili yakınmalar ön planda olabilir. Kas tutulmasına benzeyen ancak ateş, yutma güçlüğü, hızla artan şişlik veya ağız açmada zorlukla birlikte olan ağrı daha farklı bir yaklaşım gerektirir.

Boyun Hastalıkları ve Ayrıntılı Alt Sayfalar

Prof. Dr. Raşit Midilli’nin Boyun Hastalıkları bölümünde üç temel alt sayfa bulunmaktadır. Aşağıdaki bağlantılar, her konunun nedenlerini, belirtilerini ve değerlendirme yöntemlerini daha ayrıntılı incelemek için kullanılabilir.

Tükürük Bezi Hastalıkları

Parotis, submandibuler, sublingual ve minör tükürük bezlerinde taş, kanal tıkanıklığı, enfeksiyon, otoimmün tutulum veya kitle gelişebilir. Yemekle artan ağrılı şişlik, ağız kuruluğu, kötü tat ve yüz hareketlerinde değişiklik değerlendirilmesi gereken belirtilerdir.

Tükürük bezi hastalıklarını inceleyin →

Boyunda Kitleye Yaklaşım

Boyun kitlesinin değerlendirilmesinde yaş, yerleşim, süre, büyüme hızı, kıvam ve eşlik eden ağız-boğaz belirtileri dikkate alınır. Enfeksiyöz, doğumsal ve tümöral nedenlerin ayrımı için muayene, görüntüleme ve gerektiğinde ince iğne aspirasyonu kullanılabilir.

Boyunda kitle yaklaşımını inceleyin →

Fasiyal Paralizi

Yüz sinirinin etkilenmesi kaşı kaldırma, gözü kapatma, gülümseme ve ağız hareketlerinde tek taraflı güçsüzlüğe yol açabilir. Bell paralizisi sık nedenlerden biri olsa da inme, enfeksiyon, travma, kulak hastalığı ve kitleler gibi diğer olasılıkların dışlanması gerekir.

Fasiyal paralizi hakkında bilgi →

Tükürük bezi hastalıklarında hangi belirtiler görülür?

Parotis bezi kulak önünde ve altında, submandibuler bez çene altında, sublingual bez ise ağız tabanında yer alır. Tükürük kanalındaki taş veya daralma, salgının akışını engellediğinde özellikle yemek sırasında bezde ani şişme ve ağrı oluşabilir. Enfeksiyon eklendiğinde ateş, kızarıklık, hassasiyet ve ağız içindeki kanal ağzından akıntı görülebilir. Tekrarlayan ataklar kanal yapısının ve taş varlığının incelenmesini gerektirebilir.

Ağrısız ve yavaş büyüyen bir tükürük bezi kitlesi iyi huylu olabilir; ancak muayene ve görüntüleme olmadan niteliği anlaşılamaz. Hızlı büyüme, sertlik, cilde sabitlenme, uyuşma veya aynı tarafta yüz hareketlerinde güçsüzlük daha dikkatli değerlendirme gerektirir. Tükürük bezinin yüz siniriyle yakın komşuluğu nedeniyle özellikle parotis kitlelerinde yüz hareketleri muayenenin önemli bir parçasıdır.

Fasiyal paralizi neden boyun hastalıkları bölümünde ele alınır?

Fasiyal sinir beyinden çıktıktan sonra kulak çevresinden ilerler, parotis bezinin içinden geçer ve yüz kaslarına dağılan dallara ayrılır. Bu nedenle sinir yalnızca nörolojik hastalıklardan değil; orta kulak ve temporal kemik hastalıkları, travmalar, parotis bölgesi oluşumları ve bazı enfeksiyonlardan da etkilenebilir. Yüzün bir tarafında ani hareket kaybı “Bell paralizisi” kabul edilmeden önce diğer nedenler değerlendirilmelidir.

Gözün tam kapanmaması kornea kuruluğu ve yaralanma riski oluşturabilir. Bu nedenle yüz felcinde yalnızca yüz hareketlerinin geri dönüşü değil, gözün korunması da önceliklidir. Başlangıç zamanı, kulak ağrısı veya döküntü, işitme değişikliği, travma, tekrarlama ve vücudun başka bölgelerindeki nörolojik belirtiler sorgulanır.

Boyunda Kitle ve Şişlik Nedenleri

Boyundaki bir kitlenin olası nedenleri yaşa ve klinik tabloya göre değişir. Değerlendirmede üç geniş grup düşünülür: enfeksiyöz-inflamatuvar nedenler, doğumsal veya gelişimsel oluşumlar ve iyi ya da kötü huylu tümöral hastalıklar. Tükürük bezi, tiroid ve lenfatik sistem hastalıkları bu grupların içinde yer alabilir. Bir kişide birden fazla nedenin aynı anda bulunabileceği de unutulmamalıdır.

Enfeksiyon ve inflamasyona bağlı şişlikler

Boğaz, bademcik, diş, ağız, kulak ve cilt enfeksiyonları boyundaki lenf düğümlerini büyütebilir. Bu düğümler sıklıkla hassas, hareketli ve enfeksiyon belirtileriyle birlikte olur. Viral hastalıklarda birden fazla lenf düğümü ve iki taraflı şişlik görülebilir. Bakteriyel enfeksiyonlarda belirgin ağrı, ateş ve çevre dokularda kızarıklık oluşabilir. Tüberküloz ve diğer özgül enfeksiyonlar ise daha uzun süreli kitlelerle seyredebilir.

Enfeksiyon düşündüren her boyun kitlesinde otomatik olarak antibiyotik başlanması doğru değildir. Viral hastalıklar antibiyotikten yarar görmez; açıklanamayan bir erişkin boyun kitlesinin antibiyotiklerle tekrar tekrar ertelenmesi tanıda gecikmeye yol açabilir. Tedavi kararı öykü, muayene ve gerekli testlere göre verilmelidir.

Doğumsal ve gelişimsel boyun kitleleri

Tiroglossal kanal kisti, brankial yarık kisti, dermoid kist ve lenfatik malformasyonlar doğumsal kökenli olabilir. Çocuklukta daha sık görülmelerine rağmen bazıları uzun süre belirti vermeden kalabilir ve enfeksiyon sonrasında erişkin yaşta fark edilebilir. Orta hatta veya boynun yan tarafında bulunmaları, yutkunma ve dil hareketleriyle ilişkileri tanısal ipucu sağlayabilir. Enfekte olduklarında ağrı ve kızarıklık gelişebilir.

İyi huylu ve kötü huylu oluşumlar

Lipom, sinir kılıfı tümörleri ve bazı tükürük bezi tümörleri iyi huylu boyun kitleleri arasında yer alabilir. Kötü huylu kitleler ise lenfoma, tiroid veya tükürük bezi kanserleri, cilt tümörleri ya da ağız, yutak, gırtlak ve diğer baş-boyun bölgelerinden lenf düğümüne yayılım şeklinde ortaya çıkabilir. Kitlenin ağrısız olması tek başına iyi huylu olduğunu göstermez; sertlik, sabitlik, büyüme ve eşlik eden belirtiler birlikte incelenir.

Sigara ve alkol kullanımı, daha önce baş-boyun bölgesine radyasyon uygulanması, bazı mesleki maruziyetler ve kişisel kanser öyküsü risk değerlendirmesinde dikkate alınabilir. Bununla birlikte risk faktörü olmayan kişilerde de ciddi hastalık görülebilir. Amaç her boyun kitlesini kanser olarak yorumlamak değil, gerekli incelemeyi geciktirmeden doğru olasılıkları ayırmaktır.

Boyun Hastalıklarında Tanı Süreci

Tanı süreci kitlenin veya yakınmanın ne zaman fark edildiğinin belirlenmesiyle başlar. Yakın zamanda enfeksiyon geçirip geçirilmediği, şişliğin büyüyüp küçülmesi, yemekle değişmesi, ağrı ve ateş, yutma-solunum güçlüğü, ses kısıklığı, kulak ağrısı, ağız içi yara, kilo kaybı ve yüz hareketlerinde değişiklik sorgulanır. Sigara ve alkol kullanımı, diş sorunları, önceki ameliyatlar, radyasyon öyküsü ve kullanılan ilaçlar değerlendirmeyi yönlendirebilir.

Öykü ve risk değerlendirmesiSüre, büyüme hızı, enfeksiyon ilişkisi, ağrı, yutma-ses belirtileri, kişisel öykü ve risk etkenleri kaydedilir.
Baş-boyun muayenesiKitlenin yeri, boyutu, kıvamı ve hareketi incelenir; ağız, yutak, gırtlak, kulak, burun, tükürük bezleri ve yüz siniri değerlendirilir.
Hedefe yönelik incelemelerKlinik gerekliliğe göre ultrason, kontrastlı BT veya MR, laboratuvar testleri ve ince iğne aspirasyon biyopsisi planlanır.

Endoskopik KBB muayenesi ne zaman kullanılır?

Erişkinde nedeni açıklanamayan boyun kitlesinde burun arkası, dil kökü, yutak ve gırtlak gibi doğrudan bakıyla tam görülemeyen alanların değerlendirilmesi gerekebilir. İnce ve ışıklı bir endoskopla yapılan muayene, şüpheli bir kaynak bulunup bulunmadığını ve ses tellerinin hareketini incelemeye yardımcı olur. Her hastada şart değildir; kitlenin özellikleri ve eşlik eden belirtilere göre planlanır.

Ultrason, BT ve MR arasındaki fark nedir?

Ultrason; yüzeyel boyun yapıları, tiroid, tükürük bezleri ve lenf düğümlerini radyasyon kullanmadan değerlendirebilir. Kitlenin katı veya kistik yapısı hakkında bilgi verir ve iğne biyopsisine rehberlik edebilir. Bilgisayarlı tomografi boynun farklı bölmelerini, derin dokuları ve kemik ilişkisini hızlı biçimde gösterir. Manyetik rezonans ise yumuşak dokuların, sinirlerin ve bazı kafa tabanı ilişkilerinin ayrıntılı incelenmesinde tercih edilebilir. Hangi görüntülemenin uygun olduğu klinik soruya göre belirlenir.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi neden yapılır?

İnce iğne aspirasyonunda kitleden hücre örneği alınarak patolojik inceleme yapılır. Erişkinde nedeni açıklanamayan veya riskli özellik taşıyan boyun kitlelerinde tanıya ulaşmaya yardımcı olabilir. Genellikle ultrason eşliğinde hedeflenen bölgeden örnek alınır. İlk aşamada açık cerrahi biyopsi yerine iğneyle örnekleme tercih edilmesi, sonraki tedavi planının doğru kurulmasına katkı sağlar. Sonucun yetersiz veya belirsiz olması hâlinde ek örnekleme ya da başka incelemeler gerekebilir.

Her boyun kitlesinde kan tahlili yeterli olur mu?

Hayır. Kan testleri enfeksiyon, inflamasyon, tiroid fonksiyonu veya bazı sistemik hastalıklar hakkında bilgi verebilir; ancak kitlenin yapısını ve kaynağını tek başına göstermez. Tahliller, muayene ve görüntüleme bulgularına göre seçilir. Gereksiz geniş testler yerine klinik olasılığa yönelik inceleme yapılması daha anlamlıdır.

Boyun Hastalıklarında Tedavi Yaklaşımları

Boyun hastalıklarında tedavi tanıya göre değişir. Reaktif lenf düğümü, tükürük bezi taşı, bakteriyel enfeksiyon, doğumsal kist, iyi huylu tümör ve kanser şüphesi aynı yöntemle tedavi edilemez. Bu nedenle yalnızca şişliğin küçültülmesine çalışmak yerine kaynağın belirlenmesi gerekir. İzlem, ilaç, girişim veya cerrahi kararında hastanın yaşı, genel sağlık durumu, kitlenin yeri ve patolojik özellikleri dikkate alınır.

Enfeksiyon ve lenf bezi büyümesinde tedavi

Viral üst solunum yolu enfeksiyonlarına eşlik eden lenf düğümleri çoğunlukla temel hastalık düzeldikçe küçülür. Bakteriyel enfeksiyonlarda odağa ve klinik bulgulara göre antibiyotik veya apse drenajı gerekebilir. Tedaviden sonra kitlenin tamamen kaybolup kaybolmadığı izlenmelidir. Erişkinde küçülmeyen veya yeniden büyüyen kitleyi farklı antibiyotiklerle bekletmek yerine tanısal değerlendirmeye geçilmelidir.

Tükürük bezi taşı ve iltihabında yaklaşım

Yeterli sıvı alımı, ağız hijyeni ve uygun hastalarda bez masajı tükürük akışını destekleyebilir; ancak akut enfeksiyon, büyük taş veya kanal darlığında ek tedavi gerekir. Taşın kanal içindeki yeri ve boyutuna göre ağız içinden çıkarma, endoskopik yöntemler veya seçilmiş hastalarda bez cerrahisi değerlendirilebilir. Tekrarlayan şişliklerde altta yatan tıkanıklığın gösterilmesi tedavinin kalıcılığı açısından önemlidir.

Fasiyal paralizide erken yaklaşım

Yüz felcinin tedavisi nedenine ve başlangıç zamanına bağlıdır. Bell paralizisi düşünülen hastalarda erken tıbbi değerlendirme önem taşır; travma, kulak enfeksiyonu, zona, tümör veya merkezi sinir sistemi hastalığı saptanırsa yaklaşım değişir. Göz tam kapanmıyorsa göz yüzeyinin kurumaması için koruyucu önlemler gecikmeden planlanmalıdır. İyileşme sürecinde yüz hareketleri, göz güvenliği ve gerekirse rehabilitasyon birlikte izlenir.

Cerrahi hangi durumlarda gündeme gelir?

Doğumsal kistler, bazı iyi huylu tümörler, tükürük bezi taşları ve tümörleri, tiroid veya baş-boyun bölgesinden kaynaklanan seçilmiş hastalıklarda cerrahi gerekebilir. Operasyonun kapsamı kitlenin kaynağına, yaygınlığına, önemli damar ve sinirlerle ilişkisine ve patoloji sonucuna göre belirlenir. Parotis cerrahisinde yüz siniri, boyun cerrahisinde ise solunum, yutma ve ses fonksiyonlarıyla ilişkili yapılar dikkatle değerlendirilir.

Boyun Şikâyetlerinde Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?

Boyunda yeni fark edilen bir şişlik birkaç gün içinde değişebilir; ancak özellikle erişkinde açıklanamayan, iki haftadan uzun süren veya ne zamandır bulunduğu bilinmeyen kitle değerlendirilmelidir. Büyüme, sertlik, çevre dokulara sabitlik, ciltte yara, kalıcı yutma ya da ses sorunu ve tek taraflı kulak ağrısı beklemeyi gerektirmeyen özelliklerdir. Çocuklarda da hızla büyüyen, ateşle birlikte olan, tekrarlayan veya solunum-yutmayı etkileyen kitleler muayene edilmelidir.

Acil veya gecikmeden değerlendirme gerektirebilecek durumlar:
  • Boyunda hızla artan şişlikle birlikte nefes alma, yutma veya ağız açmada güçlük,
  • Yüksek ateş, ense sertliği, belirgin halsizlik ya da boyun cildinde hızla yayılan kızarıklık,
  • Yeni başlayan yüz felciyle beraber konuşma bozukluğu, kol-bacak güçsüzlüğü, bilinç değişikliği veya şiddetli baş ağrısı,
  • Yüz felci nedeniyle gözün kapanmaması, gözde şiddetli ağrı veya görme değişikliği,
  • Travma sonrası büyüyen boyun şişliği, nefes darlığı, ses değişikliği ya da aktif kanama.

Yüzün bir tarafındaki ani güçsüzlük hem yüz sinirinin çevresel hastalıklarında hem de inme gibi merkezi sinir sistemi sorunlarında görülebilir. Alın hareketinin korunup korunmadığı gibi ayrıntılar klinik değerlendirmeye yardımcı olsa da kişinin kendi kendine ayrım yapması güvenli değildir. Ani yüz asimetrisinde acil sağlık değerlendirmesi alınmalıdır.

İzmir’de Boyun Hastalıklarının Değerlendirilmesi

Boyun hastalıkları değerlendirilirken yalnızca ele gelen kitle değil; ağız, boğaz, burun, kulak, gırtlak, tükürük bezleri, tiroid bölgesi ve yüz siniri birlikte ele alınır. Prof. Dr. Raşit Midilli için hazırlanan bu ana bilgi sayfası, İzmir’de boyunda kitle, tükürük bezi şişliği, yemekle artan çene altı ağrısı veya fasiyal paralizi hakkında araştırma yapan ziyaretçileri uygun alt konuya yönlendirmek üzere yapılandırılmıştır.

Muayene öncesinde şişliğin ilk fark edildiği tarihi, büyüklüğündeki değişimi, ağrı ve ateş olup olmadığını, yemekle ilişkisini, geçirilmiş enfeksiyonları ve kullanılan ilaçları not etmek yararlı olabilir. Varsa önceki ultrason, BT, MR, patoloji ve kan tahlili sonuçları değerlendirmeye götürülebilir. Yüz hareket kaybında başlangıç saati, gözün kapanıp kapanmadığı, kulak ağrısı veya döküntü ve diğer nörolojik belirtiler özellikle belirtilmelidir.

Boyun, tükürük bezi veya yüz siniri yakınmalarınız için değerlendirme

İletişim bilgilerine ve randevu seçeneklerine ulaşabilirsiniz.

İletişime geçin →

Boyun Hastalıkları Hakkında Sık Sorulan Sorular

Boyunda ele gelen her kitle kanser midir?

Hayır. Enfeksiyona bağlı lenf düğümü, doğumsal kist, tükürük bezi taşı ve iyi huylu tümörler de kitle oluşturabilir. Ancak erişkinde uzun süren veya büyüyen kitle muayene ve gerekli incelemeler olmadan iyi huylu kabul edilmemelidir.

Boyundaki lenf bezi ne zaman önemlidir?

Belirgin enfeksiyon olmadan ortaya çıkan, iki haftadan uzun süren, giderek büyüyen, sert veya sabit lenf düğümü değerlendirilmelidir. Yutma güçlüğü, ses kısıklığı, ağız içi yara, tek taraflı kulak ağrısı ya da kilo kaybı eşlik ediyorsa başvuru ertelenmemelidir.

Enfeksiyon sonrası büyüyen lenf bezi ne kadar sürede küçülür?

Lenf düğümünün küçülme süresi enfeksiyonun türüne ve kişiye göre değişir; bazıları hastalık düzeldikten sonra bir süre daha hissedilebilir. Büyümeye devam etmesi, yeniden ortaya çıkması veya birkaç hafta içinde gerilememesi muayene gerektirir.

Boyun kitlesi için antibiyotik kullanılmalı mı?

Antibiyotik yalnızca bakteriyel enfeksiyon düşünüldüğünde ve hekim değerlendirmesiyle kullanılmalıdır. Nedeni açıklanamayan erişkin boyun kitlesini tekrarlayan antibiyotiklerle bekletmek doğru tanıyı geciktirebilir.

Boyun ultrasonu tek başına tanı koyar mı?

Ultrason kitlenin yeri, boyutu, iç yapısı ve damarlanması hakkında önemli bilgi verir; ancak her zaman kesin tanı koymaz. Bulgulara göre ince iğne aspirasyonu, BT, MR veya endoskopik muayene gerekebilir.

İnce iğne aspirasyon biyopsisi ameliyat mıdır?

Hayır. Genellikle ince bir iğneyle kitleden hücre örneği alınan, çoğu zaman ultrason eşliğinde yapılan tanısal bir işlemdir. Sonuç yetersiz veya belirsizse ek örnekleme yöntemleri planlanabilir.

Yemek yerken çene altında şişlik neden olur?

Tükürük üretimi yemek sırasında arttığı için kanal taşı veya darlığı bulunan bezde salgı birikebilir; ağrı ve şişlik oluşabilir. Tekrarlayan yakınmalarda tükürük bezi ve kanal sistemi değerlendirilmelidir.

Tükürük bezi taşı kendiliğinden düşer mi?

Küçük ve kanal ağzına yakın taşlar bazen kendiliğinden çıkabilir; ancak büyük, derin yerleşimli veya tekrarlayan enfeksiyona yol açan taşlarda girişim gerekebilir. Körlemesine müdahale edilmemelidir.

Ağız kuruluğu tükürük bezi hastalığı belirtisi midir?

Olabilir. İlaçlar, sıvı kaybı, Sjögren hastalığı, diyabet, radyoterapi ve tükürük bezlerini etkileyen başka durumlar ağız kuruluğu yapabilir. Sürekli kuruluk ağız ve diş sağlığını da etkilediği için değerlendirilmelidir.

Yüz felci ile inme nasıl ayırt edilir?

Yüz felcinin dağılımı, alın hareketi ve eşlik eden nörolojik belirtiler ayrımda kullanılır; ancak kişinin evde kesin ayrım yapması güvenli değildir. Ani yüz asimetrisine konuşma bozukluğu, kol-bacak güçsüzlüğü veya denge kaybı eşlik ediyorsa acil yardım alınmalıdır.

Bell paralizisi tamamen düzelir mi?

Birçok hastada yüz hareketleri zaman içinde kısmen veya tamamen düzelebilir; iyileşme sinirin etkilenme derecesine ve altta yatan nedene göre değişir. Erken değerlendirme, gözün korunması ve takip önemlidir.

Çocuklarda boyun kitlesi neden olur?

Çocuklarda enfeksiyona bağlı lenf düğümleri ve doğumsal kistler sık nedenlerdir. Hızla büyüyen, sert, tekrarlayan, ateşle seyreden veya solunum-yutmayı etkileyen bir şişlik çocuk hekimi ve KBB tarafından değerlendirilmelidir.