Adenotonsillektomi

Waldeyer halkası nedir?

Faringeal bölge civarındaki lenfoid doku “Waldeyer halkası” olarak bilinir. Bu halka dört anatomik birimden oluşur: palatin tonsiller, adenoid, tubal tonsil, lingual tonsil.

Adenotonsillektomi nedir?

Adenotonsillektomi geniz eti ve bademciğin cerrahi olarak çıkarılma işlemidir. Çocukluk çağında en sık yapılan cerrahi girişimdir.

Adenoid ve geniz eti her zaman beraber mi çıkarılır?

Her olguda adenoid ve tonsilin beraber çıkarılması gerekmez. Bu durumlarda endikasyona göre tek başına adenoidektomi veya tek başına tonsillektomi uygulanabilir. Genellikle 14 yaş üzerindeki olgularda tek başına adenoidektomi nadirdir. Çünkü adenoid dokusu puberteye kadar kendiliğinden regrese olur. Özellikle obstrüktif tonsil hipertrofilerinde ve kronikadenotonsillit olgularında adenoid ve tonsile aynı seansta birlikte müdahale edilir.

Adenoidektomi her yaştaki çocuğa yapılabilir mi?

Adenoidektomi, endikasyonu varsa her yaş çocuğa uygulanabilir.

Başlıca adenoidektomi endikasyonları nelerdir?

En sık adenoidektomi endikasyonları; adenoidin aşırı büyümesine bağlı burun tıkanıklığı, horlama, apne, tekrarlayan ve geçmeyen çocukluk çağı sinüzitleri, tedaviye yanıt vermeyen orta kulakta sıvı birikimi ile karakterize kronik efüzyonlu otitis media (seröz otitis media) ve rekürren akut otitis media durumlarıdır.

Adenoidektomi tonsillektomi dışında hangi ameliyatlarla beraber sık uygulanır?

Adenoidektomi, tonsillektomi dışında, en sık orta kulakta sıvı problemi nedeniyle kulak zarına parasentez ve ventilasyon tüpü uygulamalarıyla beraber uygulanır. Yine genellikle ailelerin isteği ile sünnet de aynı seansta uygulanabilen bir diğer cerrahi müdahaledir.

“Adenoid face” nedir, kubbe damak nedir, nasıl tanınır?

Adenoid hipertrofisi olan çocuklarda nazal obstrüksiyon nedeniyle burnun kullanılmaması, sürekli ağız solunumu yapılması, zamanla gelişmekte olan yüz ve damakta görünümsel anomaliler gelişmesine neden olur. Hastaların özellikle yüzlerinde dar ve uzun görünüm, alt çenede sivrileşme, ağzın devamlı açık tutulması tipiktir. Adenoid hipertrofisine sekonder oluşan bu tipik yüz görünümü “adenoid face” olarak bilinir. Bu hastalarda özellikle üst çenede gelişme gerilikleri yaşanır ve damak burun içine doğru normalden daha fazla derinleşir. Bu görünüme de “kubbe damak” adı verilir. Bu yüzden hasta diş çıkarırken, dişlerin çıkacağı alan normalden daha dar olduğundan dişler üst üste ve çarpık çıkar. Genellikle bu hastalarda dental oklüzyon sorunları mevcuttur. Bu hastalara genellikle ortodontik tedaviler gerekir. Ortodontik uygulamalar yapılmadan önce bu hastalarda adenoid bakısı yapılmalı, hipertrofi varsa mutlaka adenoidektomi uygulanmalıdır.

Adenoidektomi nasıl yapılır?

Adenoidektomi genel anestezi altında, hasta sırt üstü pozisyonda yatarken ağız içine ekartör konup buradan çalışılarak yapılan bir operasyondur. Ağız içine konan ekartörle dil ve dil kökü askıya alınır. İkinci bir ekartörle, uvula ve yumuşak damak kaldırılır ve küret yardımıyla nazofaringeal boşluk kürete edilerek adenoid dokusu çıkarılır. Daha sonra kavitede hemostaz sağlanarak operasyona son verilir.

Başlıca tonsillektomi endikasyonları nelerdir?

Tonsillektomi endikasyonları iki grupta toplanabilir: kesin tonsillektomi endikasyonları ve göreceli tonsillektomi endikasyonları.

Kesin tonsillektomi endikasyonları şunlardır:

1.            Solunum yolunu obstrükte eden tonsil hipertrofisi,

2.            Yutma güçlüğüne neden olan tonsil hipertrofisi,

3.            Tonsil tümörleri,

4.            Tonsilden kaynaklanan rekürren kanamalar.

Göreceli tonsillektomi endikasyonları arasında en önemlileri şunlardır:

1.            Kronik tonsillit-rekürren tonsillit: Rekürren tonsillit diyebilmek için hasta bir yılda yediden fazla, iki yılda yıl başına beşten fazla, üç yılda yıl başına üçten fazla tonsillit atağı geçiriyor olmalıdır. Bu ataklar kuru boğaz ağrısı ve 38,5°C’den yüksek ateşle veya tonsiller eksuda ile seyretmelidir).

2.            Ağız kokusu: Tonsil dokusu içinde bulunan kriptler geçirilen infeksiyonlar sonucu derinleşebilir. Burada tonsilin salgısı koyulaşarak bu alanı tıkayabilir veya yiyecek artıkları bu alanda birikebilir. Tonsil kriptalarının bu şekilde dolarak ateşsiz, ağrısız, beyaz alanları oluşturması sonucu oluşan bu görünüm “magma” olarak bilinir. Magma oluşan hastalar, bu birikinti içinde bakterilerin kolonizasyonu ve putrefaksiyon sonucu kötü ağız kokusuyla hekime başvurabilir.

3.            Peritonsiller apse geçirmek.

Tonsil hipertrofisi nasıl sınıflandırılır?

Tonsiller büyüklüklerine göre beş grupta incelenir

Grade 0: Tonsillektomi yapılmış hastalar.

Grade 1: Tonsil  orofaringeal  alanın  %25’inden daha azını kaplıyor.

Grade 2: Tonsil  orofaringeal  alanın  %25-50’sini kaplıyor.

Grade 3: Tonsil orofaringeal alanın %50-75’ini kaplıyor.

Grade 4: Tonsil  orofaringeal  alanın  %75’inden daha fazlasını kaplıyor.

Tonsiller orofaringeal alanı tamamen kapatıyor ve birbirleriyle temas ediyorsa buna “öpüşen tonsil”adı verilir.

Çocukluk çağında adenotonsiller hipertrofi tedavi edilmezse, hangi kardiyak problemler ortaya çıkabilir?

Adenotonsiller hipertrofiler genellikle çocukluk çağında apne ile birliktedir. Apne ve horlama çocuklarda hipoksiye neden olur. Uzamış hipoksi bir süre sonra pulmoner vasküler direncin artmasına, daha da uzarsa pulmoner hipertansiyona neden olur. Pulmoner hipertansiyon orofaringeal obstrüksiyon giderilmezse, sağ kalp hipertrofisi ve sağ kalp yetmezliğiyle sonuçlanır.

Tonsillektomi nasıl yapılır?

Tonsillektomi lokal anestezi veya genel anestezi ile yapılabilir. Öncelikle operasyon alanında kanamayı ve postoperatif ağrıyı azaltmak için adrenalin ve lidokain infiltre edilir. Bundan sonra ön plikaya yapılan kesi ile tonsil kapsülü bulunur. Tonsil kapsülü etraf dokulardan ve kaslardan ayrılarak tonsil çıkarılır. Tonsillektomi sonrası koter ve sütür yardımı ile hemostaz sağlanarak operasyona son verilir.

Değişik tonsillektomi teknikleri var mıdır?

Tonsillektomi bistüri, makas ve tamponlar yardımıyla yapılırsa bu “klasik tonsillektomi” olarak bilinir. Bunun dışında tonsili çevre dokulardan ayırmak için değişik aletler kullanılabilir. Bunlarda amaç operasyon sırasında kanamayı ve postoperatif ağrıyı azaltmaktır. Bu nedenlerle en çok kullanılan tonsillektomi teknikleri, “koterle tonsillektomi”, “harmonik bistüri” ile tonsillektomi, “koblasyon”, “termal welding”, “radyofrekans” ile tonsillektomidir. Bunun dışında genel veya lokal anestezi altında “giyotin metodu” olarak da bilinen “Sluder metodu” ile tonsili bir halka içine sıkıştırıp parmak diseksiyonu ile çıkartan bir teknik de vardır. Ancak günümüzde pek kullanılmamaktadır.

Adenotonsillektomi kontrendikasyonları nelerdir?

En önemli kontrendikasyonlar arasında hemorajik diyatez, antikoagülan veya asetilsalisilik asit kullanan hasta, hastanın operasyon sırasında akut bir infeksiyonu olması, anestezi almasına engel hastalıklar, aşırı anemi, aşırı kaşeksi ve beslenme bozuklukları gibi durumlar sayılabilir.

Adenotonsillektomi komplikasyonları nelerdir?

1.            Anestezi ile ilgili komplikasyonlar: Verilen anestezik maddenin geç yıkılması, kardiyak aritmi, bulantı-kusma, aspirasyon, entübasyon komplikasyonları.

2.            Kanama: En sık görülen komplikasyondur. Kanama özellikle ilk 24 saatte görülmekle beraber 10-14 güne kadar azalan olasılıkla görülebilir.

3.            Şiddetli boğaz ağrısı: Genellikle 7-10 günde geçer.

4.            Otalji: Genellikle boğaz ağrısı geçince kaybolur. Adenoidektomiden çok tonsillektominin bir komplikasyonudur.

5.            Velofaringeal yetmezlik: Yenilen gıdaların, özellikle sıvı gıdaların yutma esnasında burundan gelmesidir. Genellikle adenoidektominin bir komplikasyonu olarak kabul edilir. Yumuşak damakta anomalisi olan hastalarda sık görülen bir komplikasyondur. Özellikle bifid uvulası olan çocuklarda hekim parmakla sert damağı palpe etmelidir. Sert damak orta kısmı birleşmeyen, palpasyonda yarık şeklinde hissedilen olgularda adenotonsillektomiden kaçınmak gerekir. Çünkü bu hastalarda gelişen fibrozis sonucu velofaringeal yetmezlik gelişebilir.

6.            Nazone konuşma: Yumuşak damak anomalisi, gizli damak yarığı olan olgularda adenoidektomi yapılması hipernazone kalıcı bir konuşma bozukluğuna neden olabilir.

7.            Yanıklar: Operasyon sırasında özellikle koter kullanmaya bağlı dudak ve ağız içinde yanıklar oluşabilir.

8.            Pulmoner ödem: Erken dönemde görülen nadir bir komplikasyondur.

9.            Nazofaringeal stenoz: Adenoidektomi sonrası nadir görülen geç dönem komplikasyondur.

Adenotonsillektomi yapılmış bir çocuk spor vb. aktivasyonlardan ne kadar süre uzak durmalıdır?

İki hafta.

Adenotonsillektomi yapılmış bir hasta nasıl beslenmelidir?

Bu hastalar 10 gün kadar sıcak, asitli ve baharatlı gıdalardan uzak durmalıdır. Yutma güçlüğü nedeniyle özellikle hastalar sıvı almayı ihmal ederler. Bu hastalar normalden az sıvı alırlarsa dehidratasyon ve buna bağlı ateş görülebilir. Hastaya dondurma gibi soğuk gıdalar hem kanamayı azalttığı hem de besleyici olduğu için önerilebilir. Verilen listede hastanın yumuşak gıdalardan başlayıp giderek sertleşen gıdalar şeklinde beslenmesi sağlanmalıdır. Normal gıdalara genelde 4.-5. günlerde geçilebilir. Ancak 10 gün sıcak yememe kuralı kanama açısından çok önemlidir. Adenoidektomi yapılmış hastalarda boğaz ağrısı ve kulak ağrısı, tonsillektomi yapılmış hastalara göre daha az olduğunda, adenoidektomi yapılmış hastalarda tonsillektomi yapılmış hastalara göre daha erken katı gıdalara geçilebilir.

Adenoidektomi operasyonlarında aynı liste daha hızlı kullanılır. Hasta operasyon günü tonsilin bir ve ikinci gün yiyeceklerini, ertesi gün üç ve dördüncü gün yiyeceklerini, üçüncü gün ızgara köfte ve sebze yemeklerini tüketebilir. Hasta dördüncü günden itibaren sıcak, baharat ve asite dikkat ederek normal beslenmeye geçebilir.

Adenotonsillektomi olmuş bir hastanın bakısı yapılırsa ne görülür?

Adenotonsillektomi olmuş hastaların tonsil lojunda, 24-48 saat içinde granülasyon dokusu oluşur. Bakıda tonsiller loj tamamen granülasyon dokusuyla örtülü ve beyaz-krem renktedir. Bu granülasyon dokusu 10 güne kadar devam eder. Boğaz ağrısı nedeniyle iyi beslenemeyen hastalarda yara iyileşmesi gecikir ve bu süre birkaç gün daha uzayabilir.