Hipofaringeal, Laringeal ve Trakeal Yabancı Cisim

Yabancı cisimler için solunum durması açısından en tehlikeli lokalizasyonlar neresidir?

Larinks ve trakeayı tam obstrükte eden yabancı cisimler gerekli müdahaleler acil yapılmazsa hayatı tehdit eden noktalardır. Hipofaringeal alan bu lokalizasyonlara göre daha geniş olduğundan hipofaringeal yabancı cisimler genellikle solunum zorluğuna veya durmasına neden olmaz.

Hipofarinks ve dil kökünde en sık görülen yabancı cisim nedir?

Bu lokalizasyonda en sık balık kılçığı görülür.

Balık kılçığı batması ile gelen hastaya nasıl yaklaşmalıdır?

Balık kılçığı, görülmesi zor olan yabancı cisimlerdir. Görülebilmesi için genellikle larinks aynası veya endoskopla indirekt bakı gerekir. Bakı öncesi hastanın öğürmesine önlemek için lidokain sprey sıkılarak öğürme refleksinin azaltılması önemlidir. İndirekt bakıdan önce, dil arka kısmı dil basacağı ile iyice aşağı indirildikten sonra direkt bakı ile bakıya başlanmalı, görülmezse dil hastaya öne çektirilerek veya hekim tarafından çekilerek indirekt bakı yapılmalıdır. Kılçık görüldüğünde hastanın eline bir gazlı bez vererek dilini öne doğru çekmesi istenir. Hasta dilini öne doğru çekince hekim bir elinde larinks aynası diğer elinde kılçığa ulaşabileceği eğri forsepsi olmak üzere pozisyon alır. Larinks aynası ile, kılçığın olduğu alanı görüntüledikten sonra, aynı alana forsepsi getirir ve kılçığı tutarak çıkartır.

Alt solunum yollarında en sık yabancı cisim hangi lokalizasyonda görülür?

En sık sağ ana bronşta yabancı cisim görülür. Çünkü sağ ana bronş sol ana bronştan daha geniştir ve sol ana bronşa göre daha az açı yapar. Bu yüzden yabancı cisimler daha çok sağ ana bronşa kaçar. Oransal olarak baktığımızda yabancı cisimler %65 sağ ana bronşta,

%20 sol ana bronşta, %10 trakeada, %5 larinkste görülür. Yabancı cisimlerin %5’i her iki bronşa birden aynı anda yerleşebilir.

Laringeal ve trakeal yabancı cisimler en sık hangi yaşlarda görülür?

En sık 0-3 yaşlar arasında görülür. Çünkü bu yaş grubunda yutma ve solunum hala tam olarak koordine hale gelmemiştir, çiğneme hala yetersizdir. Ailenin çocuk izleminde yetersiz kalması, yatırarak besleme gibi yanlış alışkanlıklar bu yaş grubunu alt solunum yolu yabancı cisimlerine daha savunmasız hale getirir. Alt solunum yolu yabancı cisimlerine bağlı ölümler ise en sık 0-1 yaşta görülür. Çünkü bu yaş grubundaki hastalar, oksijen desatürasyonuna uzun süre tahammül edemez.

Yetişkinlerde aspirasyonu kolaylaştıran nedenler nelerdir?

Acele yeme alışkanlıkları, eksik dişler nedeniyle iyi çiğnememe, yatar pozisyonda lokal anestezi uygulanarak yapılan nazal, oral cerrahi girişimler, aşırı alkol ve travmalar aspirasyonu kolaylaştıran nedenlerdir.

Larinks, trakea ve bronş yabancı cisimleri hangi yakınmalarla başvurur?

Bu hastalar yabancı cismin yarattığı vagal irritasyondan dolayı yabancı cisim girdiği anda ani öksürük, morarma, nefes alamama hissi duyarlar. Hasta bu dönemde siyanotik görünümdedir. Bu dönem “penetrasyon dönemi” olarak bilinir. Yabancı cisim solunum yollarının büyük kısmını kapatmamışsa birkaç dakika içinde bu yakınmalar azalır. Solunum yolunu önemli ölçüde kapatan yabancı cisimlerde hastada dispne devam eder. Bu yüzden trakea ve larinkse yerleşen yabancı cisimler dispnenin daha ön planda olduğu, daha gürültülü tablolardır.

Solunum yolunu kapatmayan, özellikle alt solunum yollarına, bronşlara yönelen yabancı  cisimler  yabancı cismin ilk girdiği sesli yakınmalardan sonra “sessiz dönem”e girer. Hastanın bir infeksiyon ortaya çıkıncaya kadar yakınması olmayabilir. Bu sessiz dönemden sonra “geç semptomlar” kendini gösterir. Bunlar da genellikle boğulur tarzında öksürük nöbetleri, öğürme, dispne ve yan ağrısıdır. Bu dönemde hasta bakı yapıldığında inspratuar stridor, solunum seslerinde asimetrik azalma ve wheezing izlenebilir. Hasta bulguları bronşiyolit, astım veya pnömoni gibi hastalıklarla karışabilir. Çekilen akciğer grafilerinde yabancı cismin yaptığı obstrüksiyona göre atelektazik veya amfizeme benzer değişiklikler ve yabancı cismin kendisi görülebilir.

Solunum yollarını obstrükte eden yabancı cisim varlığında nasıl davranılmalıdır?

Bu durumda hasta yaşlı ise öncelikle varsa hastanın takma dişleri çıkarılmalıdır. El ağıza sokularak dil öne doğru konumlandırıldıktan sonra parmakla orofarinks ve hipofarinks yabancı cisim varlığı açısından hızla araştırılmalıdır. Bu alanda birşey yoksa hasta ayağa kaldırılarak arkasına geçilmeli, bir el yumruk şekline getirilip diğer el tarafından göbek hizasında tutularak karın içeri ve yukarı doğru ard arda birkaç kez hızlıca çekilmelidir (Resim 327). Bu hareket “Heimlich manevrası” olarak bilinir. Abdomenden diyaframa olan bası akciğerlerdeki ölü havanın hareketlenmesine ve ani bir nefes verilmesi ile yabancı cismin proksimale itilmesine neden olacaktır. Bu hareket birkaç defa tekrarlanabilir. Arada hastanın orofaringeal ve hipofaringeal alnına gelen yabancı cisim olup olmadığı kontrol edilir. Yabancı cismi hareketlenen hastada solunum ve dolaşım durursa kardiyopulmoner resüsitasyon basamakları izlenmelidir.

Hasta bebekse, o zaman yerçekimi etkisinden yararlanmak için, başı dize gelip aşağı sarkacak şekilde bacak üzerine yatırılır. Bir elle karından basınç uygulanarak diğer elle sırta vurularak yabancı cismin hareket etmesine ve çıkmasına yardımcı olunur.

Alt solunum yolları yabancı cisimlerinde en iyi tanı aracı nedir?

Alt solunum yolu yabancı cisimlerinde en iyi tanı aracı bronkoskopidir (Resim 328). Bronkoskoplar fleksible veya rijit olabilir. Burun veya oral yoldan girilerek larinks, trakea ve ana bronşların içi bakı yapılabilir. Yabancı cisim izlenerek forsepsler yardımıyla dışarı çıkarılabilir. Bronkoskopi hem tanıda hem de tedavide altın standarttır.