Oral Lezyonlar

Hemanjiyom nedir, hangi oral bölgelerde karşımıza çıkar?

Hemanjiyomlar yumuşak dokulardaki mezenşim kökenli, vasküler anomalilerdir. Dudaktan damağa, yanaktan dile ağzın her lokalizasyonunda görülür.

Tanıda hemanjiyomu diğer lezyonlardan ayıran en önemli özellik nedir?

Hemanjiyomlara bası yapıldığında küçülürler ve renkleri soluklaşır, bası bırakıldığında kısa sürede dolarak eski büyüklük ve renklerine kavuşurlar. Bu özellik diğer lezyonlardan ayırmada önemlidir.

Hemanjiyomlar her zaman tedavi gerektirir mi?

Hemanjiyomlar bebeklik çağında büyürken, süt çocukluğundan sonraki dönemde gerileyebilir. Bu yüzden rahatsız eden bir semptom yapmıyorsa, özellikle bebeklik ve süt çocukluğu dönemindeki lezyonların bir süre izlenmesi yararlıdır. Semptom yaratmayan hemanjiyomlar daha sonraki dönemlerde de izlenebilir. Ancak yemek sırasında kanama, solunum zorluğu veya konuşma problemleri gibi hastanın günlük yaşamına etki eden semptomlar varsa hemanjiyomlar tedavi edilmelidir.

Hemanjiyom tedavisinde neler yapılabilir?

Hemanjiyom tedavisinde cerrahi eksizyon dışında son yıllarda alkol ile skleroterapi sıklıkla uygulanmaktadır. Lezyon içine aralıklı alkol enjeksiyonları fibrozis ve nedbe ile lezyonda küçülme yapabilir.

Eritroplaki ve lökoplaki nedir?

Ağız içinde herhangi bir hastalık grubuna dahil edilememiş, geçmeyen beyaz-gri renkli lokalize veya plak tarzı lezyonlar “lökoplaki”, kırmızı renkli lezyonlar “eritroplaki” olarak adlandırılır. Bu lezyonların en önemli özellikleri prekanseröz olmalarıdır. Bu yüzden izlem gerektiren lezyonlardır. Eritroplakiler, lökoplakilerden daha prekanseröz özellikler gösterir.

Eritroplaki ve lökoplaki görüldüğünde hekim ne önermelidir?

Öncelikle malign olaylardan da ayırt etmek için bu hastalarda biyopsi önerilmelidir. Ayrıca bu tür lezyonlara zemin hazırlayan ve kanseröz forma dönüşmesini kolaylaştıran, sigara kullanımı, tütün çiğneme, alkol kullanımı, protez irritasyonu, kötü ağız hijyeni gibi risk faktörleri açısından hasta uyarılmalıdır.

Aftöz stomatit nedir?

Ağız içinde etrafı keskin sınırlı, zımba tarzında, eroziv ağrılı mukoza lezyonlarıdır.

Aftlar neden olur?

Aftlar genellikle nedeni bilinmeyen lezyonlardır. Bazı ailelerin genetik yatkınlıkları vardır. Bazı kişilerde aşırı yorgunluk ve stres aftların çıkmasına neden olabilir. Bunun dışında oral travmalar, menstrüasyon gibi hormonal değişiklikler, ilaçlar, bazı diş macunları ve gıda alerjileri aft oluşumunu tetikleyebilir. Behçet hastalığı, sistemik lupus eritematozus gibi romatolojik hastalıklar, immun yetmezlik durumlarında, AIDS hastalarında rekürren aftlar görülebilir. Başta B12 ve B6 olmak üzere vitamin eksiklikleri ve demir, çinko gibi mineral eksikliklerinde aftlar daha sık görülebilir. Herpes ve sitomegalovirüs gibi viral infeksiyonlar aftlara neden olabilir.

Aftlı bir hasta geldiğinde nelere dikkat edilmelidir?

Aftın rekürren olup olmadığı, sıklığı sorgulanmalıdır. Öncelikle hastalarda romatolojik hastalık, immun yetmezlik ve beslenme problemleri araştırılmalıdır. İrritan faktörler sorgulanmalı ve hasta bu konuda uyarılmalıdır.

Aftlar üç tipte görülür. 1 cm’den küçük aftlara “minör aft”, 1 cm’den büyük aftlara “majör aft” denir. Majör aftlar daha çok immun yetmezlik durumunda görüldüğünden ve kısa sürede iyileşmediğinden fark edilmeleri önemlidir. Minör aftlar bazen veziküllerin patlamasından sonra oluşur, bunlar herpetik aftlardır. En önemli farkı kenarlarının düzensiz olmasıdır. “Herpetiform aft”lar antiviral ajanlardan fayda görebildiği için ayırt edilmeleri önemlidir.

Rekürren aftlı hastalarda hangi tetkikler ilk önce istenebilir?

Hemogram, sedimentasyon, kanda demir, ferritin ve B12 düzeylerine mutlaka bakılmalıdır.

Rekürren aftlar ortalama kaç günde iyileşir?

7-10 gün.

Rekürren aft tedavisinde hangi ilaçlar kullanılır?

Rekürren aft tedavisinde demir, B12, B6, folik asit eksikliği gibi predispoze durumlar varsa öncelikle bunların replasmanı yapılmalıdır. Sedimentasyon yüksekliği mevcutsa hasta romatolojik açıdan ve infeksiyon açısından araştırılmalıdır.

Aft hastalarında en büyük yakınma afta bağlı ağrı ve buna bağlı beslenme bozukluklarıdır. Bunu azaltmak için antiinflamatuar olarak topikal steroid pomadlar (triamsinolon asetonat oral), antiinflamatuar gargara ve spreyler (benzidamin vb.), aftın üzerini kaplayarak ülsere alandaki ağrıyı azaltan ajanlar kullanılabilir. Hastanın yemek sırasında ağrısını azaltmak için, aftöz alan üzerine yemekten 15 dakika kadar önce topikal anestezik kremler uygulanabilir. Hastalara multivitaminler önerilebilir. Yüksek stres altında olanlara kısa süreli anksiyolitikler verilebilir. Behçet gibi hastalıklarda kolşisin, talidomid gibi ajanlar kullanılabilir. Hastalara tuzlu, baharatlı ve asitli  yiyecekler  ve içeceklerden, fındık, kavun, ananas, erik gibi alerji ve irritasyon yapabilecek gıdalardan ve sivri-sert yiyeceklerden kaçınmaları tavsiye edilmelidir.

Coğrafik dil (migratuar glossit) nedir?

Nedeni bilinmeyen, genellikle asemptomatik, nadiren ağrılı, dil üzerinde zaman zaman tekrarlayan haritalarda olduğu gibi kenarları düzensiz ve yüzeyden beyaz-sarı kabarık lezyonlardır. Genellikle dil ön kısmında yer alır. Genellikle tedavi gerektirmez. Hastalara ağız hijyeni ve diş bakımına daha özen göstermeleri önerilebilir. Bazı yiyecekleri aldıktan sonra coğrafik dil oluşan hastalara, bu gıdaları tespit etmeleri ve uzak durmaları önerilmelidir. Yakınması olan olgularda topikal steroid pomadlar kullanılabilir.

Fissürlü dil nedir?

Normalde dil üzerinde var olan mikrosulkuslar bazı kişilerde daha derin olabilir. Dil üzerinde vertikal yarıkları olan bu durum bir hastalıkla ilişkili değildir. Ancak bu dile sahip hastalar asitli bazı gıdaları (domates, erik, sirke, limon, kavun) tükettiklerinde dil üzerinde hafif ağrı ve şişlik hissedebilirler. Asitli gıdaları çok tüketmek dışında bu hastalara ek bir öneri veya tedaviye gerek yoktur. Dil üzerinde yarıkların olduğu, Melkerson Rosenthal, Down sendromu, psöriasis gibi hastalıklardan ayırıcı tanısı yapılmalıdır.

Atrofik dil nedir?

Dil üzerinden filiform papillaların silindiği, dilin pütürlü yüzeyinin düz, parlak hale gelmesiyle karakterize görünümdür. Nedeni genellikle demir, B12 ve folik asit başta olmak üzere vitamin eksiklikleri, beslenme bozuklukları ve Sjögren gibi ağız kuruluğuna neden olan hastalıklardır. Tedavide eksikliği olan mineral ve vitaminlerin replasmanı yapılır.

Median romboid glossit nedir?

Dil orta arka kısmında parlak kırmızı kenarları düzenli görünümde bir lezyondur. Çoğunlukla asemptomatik seyreder, nadiren dilde yanma ve kaşıntıya neden olabilir. Genellikle fungal infeksiyonlara sekonder oluştuğundan antifungal ilaçlarla tedavi edilir. İyileşmeyen olgularda immun yetmezlik tabloları araştırılmalıdır.

Kıllı dil nedir?

Genellikle kötü ağız hijyeni, aşırı sigara kullanımı gibi nedenlere bağlı olarak filiform papillalar üzerinde keratin birikimi ve bakteri kolonizasyonu sonucu oluşan görünümdür. Tedavide günlük bir tahta abeslangla veya diş fırçasının sert yüzeyi ile dil üzerindeki bu alanın debride edilmesi ve ağız hijyeninin sağlanmasıdır.

Liken planus nedir?

Bukkal mukoza, dil lateral kısmı, gingiva ve sert damakta daha sık gözlenen ama ağzın her yerinde görülebilen plaklar veya ağ şeklinde çizgilenmeler şeklinde görülen beyaz gri lezyonlardır. Diğer benzer beyaz lezyonlardan ayırıcı tanı biyopsi ile yapılır. Genellikle asemptomatiktirler. İleri evrelerde ağrı ve yanma ile hastalar başvurabilirler. Tedavide kortikosteroidler yararlıdır.

Oral kandida nedir?

Ağız içinde beyaz, yapışkan plaklarla karakterize bir görünümdür. Yoğun antibiyotik kullanımı, regüle olmayan diyabet, kemoterapi ve radyoterapi gibi vücut direncini azaltan tedaviler neden olabilir. Tedavisinde lokal antifungaller (nistatin süspansiyon) 7-14 gün kadar tercih edilir. Neden olan durumun düzeltilmesi de tedavinin bir parçası olmalıdır. Rekürren durumlarda immun sistem araştırılmalıdır.

Gingiva hipertrofisi neden olur?

Bazı kimselerde doğuştan ve herediter olarak görülebilir. Gingiva hipertrofisi daha çok fenitoin, nifedipin gibi bazı ilaçların kullanımına sekonder olarak görülen nadiren gingivite bağlı olarak karşımıza çıkan bir durum olarak da karşımıza çıkabilir. Hamilelikte de bazen gingival hipertrofi izlenebilir.

Gingival renklenmeler neden olur?

Gingiva renklenmeleri genellikle ilaç kullanımları ve toksik etkilenmelerde ortaya çıkabilir. Gümüş işçilerinde gümüşe maruz kalma, bazı ilaçlar, kurşun zehirlenmeleri gingiva üzerinde veya gingiva-diş hattında renkli çizgilenmelere neden olabilir.

Oral fibroma nedir?

Sık görülen irritasyon ve travma sonucu oluşan lezyonlardır. Daha çok dil ve gingivada izlenir. Genellikle kitle hissi dışında asemptomatiktir. Tedavisinde kitlenin eksizyonu ve histopatolojik inceleme ile tanının doğrulanması gerekir. Protez gibi irritasyona neden olan durumlar varsa kaldırılması nükslerin önlenmesi açısından önemlidir.