Oral lezyonlar; dudak, yanak iç yüzü, dil, damak, diş eti ve ağız tabanında ortaya çıkabilen yara, ülser, beyaz veya kırmızı plak, renk değişikliği, kabarıklık ve kitleleri kapsayan geniş bir hastalık grubudur. Aft, coğrafik dil ve irritasyon fibroması gibi birçok lezyon iyi huyluyken bazı kalıcı lezyonlarda histopatolojik değerlendirme gerekebilir.
İzmir'de ağız içi lezyonlarının değerlendirilmesi hakkında hazırlanan bu rehber; aftöz stomatit, lökoplaki ve eritroplaki, oral liken planus, kandida, coğrafik ve fissürlü dil, atrofik glossit, median romboid glossit, kıllı dil, hemanjiyom ve vasküler lezyonlar ile oral fibromayı güncel yaklaşım doğrultusunda ele almaktadır.
Oral Lezyon Nedir?
Ağız mukozası travma, enfeksiyon, bağışıklık sistemi hastalıkları, beslenme eksiklikleri, ilaçlar, tütün ve alkol gibi çevresel etkenler ile benign veya malign hastalıklardan etkilenebilir.
Bu nedenle birbirine benzeyen iki ağız lezyonunun nedenleri tamamen farklı olabilir. Örneğin beyaz bir plak kandida, sürtünmeye bağlı keratoz, liken planus veya lökoplaki ile ilişkili olabilir.
Ağız İçi Lezyonları Nasıl Değerlendirilir?
Oral lezyon değerlendirmesinin temelini ayrıntılı öykü ve ağız içinin doğrudan muayenesi oluşturur.
Hangi ağız içi lezyonlarında biyopsi gerekir?
Her ağız lezyonuna biyopsi yapılmaz. Tipik aft, coğrafik dil veya travmatik lezyonlar çoğu zaman klinik olarak tanınabilir.
Buna karşılık açıklanamayan kalıcı lökoplaki, eritroplaki, kırmızı-beyaz heterojen lezyon, sertleşme gösteren ülser, büyüyen kitle veya malignite açısından şüpheli lezyonlarda biyopsi tanının temel yöntemlerinden biridir.
Lökoplaki ve Eritroplaki Nedir?
Oral Lökoplaki
Başka tanımlanabilir bir hastalıkla açıklanamayan, çoğunlukla silinmeyen beyaz plak veya yama şeklindeki oral lezyondur. Homojen veya heterojen görünümde olabilir.
Oral Eritroplaki
Başka bir hastalıkla açıklanamayan, kalıcı kırmızı ve genellikle kadifemsi mukozal lezyondur. Yüksek dereceli displazi veya erken malignite ile ilişkisi lökoplakiye göre daha güçlü olabilir.
Lökoplaki kanser midir?
Hayır. Lökoplaki tanısı kanser anlamına gelmez. Ancak bazı lökoplakilerde histopatolojik incelemede epitel displazisi veya malign değişiklik bulunabilir.
Risk; lezyonun görünümü, yeri, büyüklüğü, histolojik displazi derecesi ve hastaya ait diğer özelliklere göre değişebilir.
Sigara bırakılırsa lökoplaki geçer mi?
Tütün bazı oral mukozal değişikliklerin gelişmesinde önemli risk faktörüdür. Tütün kullanımının bırakılması genel ağız ve baş-boyun kanseri riskini azaltmak açısından önemlidir.
Ancak mevcut bir lökoplakinin yalnız sigara bırakılarak kaybolacağı varsayılmamalı; kalıcı lezyon uygun şekilde değerlendirilmelidir.
Aftöz Stomatit Nedir?
Tipik aftta ülserin ortasında beyaz-sarı fibrin tabakası, çevresinde ise kırmızı bir halo bulunabilir.
Travma, stres, genetik yatkınlık ve bazı beslenme eksiklikleri gibi faktörler ataklarla ilişkili olabilir. Şiddetli veya atipik vakalarda Behçet hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalıkları, çölyak hastalığı ve bağışıklık sistemi bozuklukları gibi sistemik nedenler de değerlendirilir.
Minör Aft
En sık görülen tiptir. Genellikle 1 cm'den küçüktür ve çoğunlukla 7–14 gün içerisinde iz bırakmadan iyileşir.
Majör Aft
Daha büyük ve daha derin ülserlerdir. Haftalarca devam edebilir ve iyileşirken skar bırakabilir.
Herpetiform Aft
Çok sayıda küçük aftın kümeler halinde ortaya çıktığı formdur. İsmi herpes lezyonlarına benzeyen görünümünden gelir ancak herpes virüsü kaynaklı değildir.
Sistemik Hastalıkla İlişkili Ülser
Genital ülser, göz bulguları, eklem şikâyetleri, ateş, ishal, kilo kaybı veya başka sistemik belirtiler varsa yalnız basit aft olarak değerlendirilmemelidir.
Tekrarlayan Aftlarda Hangi Tetkikler Yapılır?
Her aft hastasında geniş laboratuvar incelemesi gerekli değildir.
Aftların çok sık olması, ağır seyretmesi, erişkin yaşta yeni başlaması, iyileşmenin uzaması veya başka sistemik belirtilerin bulunması halinde altta yatan nedenler araştırılabilir.
Tam Kan Sayımı
Anemi veya hematolojik değişiklikler açısından klinik gereksinime göre değerlendirilebilir.
Demir ve Ferritin
Demir eksikliği açısından özellikle beslenme veya anemi bulguları bulunan kişilerde incelenebilir.
Vitamin B12 ve Folat
Eksiklik düşündüren klinik bulgular veya beslenme sorunlarında değerlendirilebilir.
Sistemik Hastalık İncelemesi
Öyküye göre Behçet hastalığı, çölyak, inflamatuvar bağırsak hastalığı veya bağışıklık bozuklukları açısından ek inceleme gerekebilir.
Aft tedavisinde neler kullanılır?
Tedavinin amacı ağrıyı azaltmak ve ülserin oluşturduğu günlük yaşam kısıtlılığını hafifletmektir.
Hafif vakalarda irritan gıdalardan kaçınma ve koruyucu/topikal ağrı giderici ürünler yeterli olabilir. Daha belirgin aftlarda hekim değerlendirmesiyle topikal kortikosteroidler sık kullanılan tedaviler arasındadır.
Demir, B12 veya folat gibi bir eksiklik tespit edilmişse yalnız aftı tedavi etmek yerine ilgili eksikliğin düzeltilmesi de gerekir.
Sık Görülen Dil Lezyonları Nelerdir?
Dilin yüzeyi doğal olarak papillerden oluşur. Papillaların azalması, uzaması, belirli bölgelerde kaybolması veya dil yüzeyinde oluklar gelişmesi farklı klinik görünümler oluşturabilir.
Coğrafik Dil
Yer ve şekil değiştiren kırmızı depapille alanlarla karakterize, çoğunlukla iyi huylu bir durumdur.
Fissürlü Dil
Dil sırtında değişen derinliklerde oluk ve yarıkların bulunduğu, genellikle tedavi gerektirmeyen anatomik varyasyondur.
Atrofik Glossit
Dil papillalarının azalması sonucunda dil yüzeyinin daha düzgün, parlak ve kırmızı görünebildiği durumdur.
Kıllı Dil
Filiform papillaların uzaması ve keratin birikimi sonucunda dil üzerinde tüylü veya kıllı görünüme neden olur.
Coğrafik Dil Nedir?
Lezyonların harita görünümünü andırması nedeniyle “coğrafik dil” adı kullanılır. Görünüm birkaç gün veya hafta içerisinde değişebilir ve başka bir bölgede yeniden ortaya çıkabilir.
Hastaların büyük bölümü herhangi bir yakınma yaşamaz. Bazı kişilerde baharatlı, asitli veya çok sıcak yiyeceklerle dilde yanma ve hassasiyet oluşabilir.
Fissürlü Dil Nedir?
Fissürlü dil, dil sırtında bir veya birden fazla belirgin oluk bulunmasıdır. Çoğu kişide herhangi bir hastalıkla ilişkili olmayan iyi huylu bir anatomik özelliktir.
Derin olukların içerisinde gıda artıkları birikebilir. Dilin nazikçe temizlenmesi ağız kokusu ve lokal irritasyonu azaltabilir.
Fissürlü dil bazı hastalıklarla birlikte görülebilse de fissür bulunması tek başına sistemik hastalık anlamına gelmez.
Atrofik Glossit Nedir?
Atrofik glossitte dil papillalarının azalmasına bağlı olarak dil yüzeyi pürüzsüz, parlak veya kırmızı görünebilir.
Bazı kişilerde dilde yanma ve hassasiyet eşlik eder.
Atrofik dil neden olur?
Demir, vitamin B12 ve folat eksikliği gibi beslenme sorunları nedenler arasında bulunabilir. Ağız kuruluğu, bazı sistemik hastalıklar ve diğer beslenme eksiklikleri de değerlendirilmelidir.
Median Romboid Glossit Nedir?
Median romboid glossit genellikle dil sırtının arka-orta bölümünde bulunan, sınırları belirgin, düzgün ve kırmızı depapille bir alan şeklinde görülür.
Çoğu hasta herhangi bir yakınma yaşamaz; bazı kişilerde yanma veya hassasiyet bulunabilir.
Candida ile ilişkisi bilinmektedir, ancak her median romboid glossit görünümü aktif mantar enfeksiyonu bulunduğu anlamına gelmez.
Semptomatik veya Candida enfeksiyonu düşünülen hastalarda klinik değerlendirmeye göre antifungal tedavi uygulanabilir.
Kıllı Dil Nedir?
Kıllı dil, dil sırtındaki filiform papillaların normalden uzun hale gelmesi ve yüzeyde keratin birikmesi sonucunda oluşan iyi huylu bir durumdur.
Renk siyah olabileceği gibi kahverengi, sarı veya farklı tonlarda da olabilir.
Ağız Hijyeni
Dil yüzeyinin yeterince temizlenmemesi oluşuma katkıda bulunabilir.
Tütün Kullanımı
Sigara ve diğer tütün ürünleri kıllı dil gelişimiyle ilişkili olabilir.
Bazı İlaçlar
Özellikle bazı antibiyotiklerin kullanımı sonrasında ağız florasının değişmesi katkıda bulunabilir.
Mekanik Temizliğin Azalması
Yumuşak diyet veya dil yüzeyinin doğal mekanik temizliğinin azalması papilla uzamasına katkı sağlayabilir.
Tedavide temel yaklaşım tetikleyici faktörlerin düzeltilmesi, ağız hijyeni ve dil yüzeyinin nazik şekilde temizlenmesidir.
Oral Liken Planus Nedir?
Oral liken planus ağız mukozasında kronik inflamatuvar değişikliklere neden olan bir hastalıktır.
Yanak iç yüzü, dil ve diş etlerinde beyaz ağsı çizgiler, plaklar, kızarıklık, erozyon veya ülserasyon şeklinde görülebilir.
Retiküler Tip
Beyaz, dantel veya ağ şeklindeki çizgilenmeler tipik olabilir ve çoğunlukla belirgin yakınma oluşturmaz.
Eroziv / Eritematöz Tip
Kızarıklık, erozyon ve ağrı veya yanma daha belirgin olabilir.
Oral liken planus için biyopsi gerekir mi?
Klinik görünüm tipik olsa bile tanının doğrulanması ve likenoid reaksiyon, displazi veya başka beyaz-kırmızı lezyonlardan ayırılması için özellikle atipik veya semptomatik vakalarda biyopsi değerlendirilebilir.
Oral liken planus tedavisi nasıldır?
Yakınması olmayan retiküler lezyonlarda yalnız takip yeterli olabilir. Ağrı ve yanma oluşturan hastalarda topikal kortikosteroidler sık kullanılan tedavilerdendir.
Oral Kandida Nedir?
Klasik pseudomembranöz kandidiyaziste beyaz-krem plaklar silindiğinde altında kırmızı ve hassas mukoza görülebilir.
Ancak Candida her zaman beyaz plak şeklinde görünmez; yaygın eritem, protez stomatiti veya bazı dil değişiklikleri de görülebilir.
Antibiyotik Kullanımı
Geniş spektrumlu veya uzamış antibiyotik kullanımı ağız florasını değiştirerek kandidiyazis riskini artırabilir.
Kortikosteroidler
Özellikle inhale veya oral kortikosteroidler uygun ağız bakımı yapılmadığında kandidiyazis riskini artırabilir.
Diyabet ve Bağışıklık
Kontrolsüz diyabet ve bağışıklık sistemini baskılayan hastalık veya tedaviler oral kandidiyazise yatkınlık oluşturabilir.
Protez ve Ağız Kuruluğu
Protez kullanımı ve azalmış tükürük akışı Candida çoğalmasını kolaylaştırabilir.
Tedavide uygun topikal veya gerekli hastalarda sistemik antifungal tedavi kullanılır. Aynı zamanda protez hijyeni, diyabet kontrolü, inhaler kullanım tekniği veya diğer predispozan faktörler düzeltilmelidir.
Oral Hemanjiyom Nedir?
Hemanjiyomlar damar endoteli proliferasyonu ile ilişkili benign vasküler tümörlerdir. Oral bölgede dudak, dil, yanak mukozası ve damak dahil farklı bölgelerde görülebilir.
Hemanjiom muayenede nasıl görünür?
Yüzeyel lezyonlar kırmızı, daha derin vasküler lezyonlar mavi-mor görünebilir. Bazı vasküler lezyonlarda bası ile rengin solması ve lezyon hacminin azalması şeklinde diascopy bulgusu görülebilir.
Oral hemanjiyom her zaman tedavi edilir mi?
Hayır. Özellikle infantil hemanjiyomların önemli bölümü büyüme döneminden sonra zaman içerisinde kendiliğinden gerileyebilir.
Kanama, ülserasyon, beslenme, konuşma, yutma veya solunum sorunu oluşturmayan uygun lezyonlarda izlem tercih edilebilir.
Tedavi gereken hemanjiyomlarda ne yapılır?
İnfantil hemanjiyomlarda güncel medikal tedavinin önemli seçeneklerinden biri uygun hastalarda beta bloker tedavisi, özellikle propranololdür.
Vasküler malformasyonlarda ise skleroterapi, lazer, cerrahi veya kombine yaklaşımlar lezyonun damar tipi, büyüklüğü ve anatomisine göre multidisipliner olarak değerlendirilebilir.
Diş Eti Büyümesi ve Renk Değişiklikleri Neden Olur?
Gingival büyüme neden olabilir?
Diş eti büyümesinde kronik inflamasyon, kalıtsal hastalıklar ve bazı ilaçlar rol oynayabilir.
Antiepileptik İlaçlar
Fenitoin gingival büyümeyle ilişkilendirilen klasik ilaçlardan biridir.
Kalsiyum Kanal Blokerleri
Nifedipin ve bazı diğer kalsiyum kanal blokerleri diş eti büyümesine katkıda bulunabilir.
İmmünsüpresif İlaçlar
Özellikle siklosporin gingival büyüme ile ilişkilendirilen ilaçlardandır.
İnflamasyon
Plak ve diş eti inflamasyonu ilaçla ilişkili büyümeyi daha belirgin hale getirebilir.
Diş etindeki koyu renkler her zaman hastalık mıdır?
Hayır. Diş etinde fizyolojik melanin pigmentasyonu tamamen normal olabilir.
Bunun yanında ilaçlar, metal maruziyeti, amalgam dövmesi ve çeşitli sistemik durumlar pigmentasyona yol açabilir.
Oral Fibroma Nedir?
Oral irritasyon fibroması çoğunlukla kronik travma veya tekrarlayan tahrişe yanıt olarak gelişen reaktif fibröz doku büyümesidir.
Yanak ısırma hattı, dil, dudak veya diş eti gibi travmaya maruz kalan bölgelerde görülebilir.
Oral fibroma nasıl tedavi edilir?
Kalıcı ve rahatsızlık oluşturan lezyonlarda cerrahi eksizyon yapılabilir ve çıkarılan doku histopatolojik olarak incelenebilir.
Keskin diş kenarı, uyumsuz protez veya kronik yanak ısırma gibi devam eden bir irritasyon varsa bunun da düzeltilmesi nüks riskini azaltabilir.
Ağız İçi Lezyonlarında Ne Zaman Doktora Başvurulmalı?
Aft ve küçük travmatik yaralar gibi birçok oral lezyon kısa sürede kendiliğinden iyileşebilir.
Buna karşılık kalıcı veya giderek değişen lezyonlar ihmal edilmemelidir.
- Nedeni açıklanamayan ve 3 haftadan uzun süren ağız ülseri,
- Geçmeyen kırmızı, beyaz veya kırmızı-beyaz plak,
- Ağız içerisinde büyüyen veya sertleşen kitle,
- Dokunmakla sert ve çevre dokulara fikse lezyon,
- Kendiliğinden veya kolay kanayan lezyon,
- Dilde veya ağız içerisinde açıklanamayan uyuşma,
- Sürekli ağız veya dil ağrısı,
- Yutma veya çiğneme güçlüğü,
- Dil hareketlerinde belirgin kısıtlılık,
- Açıklanamayan boyun kitlesi,
- Kısa sürede belirgin büyüme gösteren lezyon.
İzmir'de Oral Lezyon ve Ağız İçi Lezyonlarının Değerlendirilmesi
İzmir'de oral lezyon veya ağız içi yara değerlendirmesi sırasında öncelikle lezyonun ne kadar süredir bulunduğu, tekrarlayıp tekrarlamadığı, ağrı, kanama veya büyüme gösterip göstermediği değerlendirilir.
Prof. Dr. Raşit Midilli tarafından yapılan KBB değerlendirmesinde dudak, yanak mukozası, dil, ağız tabanı, damak, bademcik çevresi ve diğer görülebilir ağız-orofarenks bölgeleri muayene edilebilir.
Beyaz veya kırmızı oral lezyonlarda sürtünmeye bağlı değişiklikler, kandidiyazis, oral liken planus, lökoplaki ve eritroplaki gibi farklı nedenler ayırıcı tanıda değerlendirilebilir.
Tekrarlayan ağız aftlarında yalnız lokal tedavi değil; klinik gereksinime göre demir, ferritin, vitamin B12 ve folat eksiklikleri ile sistemik hastalıklar açısından değerlendirme yapılabilir.
Kalıcı, sert, ülseratif, kırmızı-beyaz veya klinik olarak şüpheli lezyonlarda kesin tanının konulabilmesi için uygun bölgeden biyopsi ve histopatolojik inceleme planlanabilir.
Vasküler olduğu düşünülen ağız içi lezyonlarında ise kanama riski nedeniyle biyopsiden önce lezyonun damar yapısının değerlendirilmesi ve gerektiğinde Doppler ultrasonografi veya diğer görüntüleme yöntemlerinden yararlanılması gerekebilir.
Oral Lezyonlarla İlişkili KBB Konuları
Bademcik Hastalıkları
Bademciklerde beyazlık, asimetri, tekrarlayan enfeksiyon veya kalıcı lezyonlar oral kavite muayenesinden farklı bir klinik yaklaşım gerektirebilir.
Orofarenks Hastalıkları
Dil kökü, yumuşak damak ve boğazın ağız arkasında kalan bölümlerindeki lezyonlar orofarengeal değerlendirme kapsamında ele alınabilir.
Ağız ve Dil Lezyonlarında Biyopsi
Kalıcı veya klinik açıdan şüpheli lezyonlarda histopatolojik tanı gerekebilir. Biyopsi yöntemi ve örnek alınacak alan lezyona göre belirlenir.
KBB Muayenesi
Geçmeyen ağız içi yara, beyaz-kırmızı plak, dil lezyonu veya ağız içi kitle için iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz.
İletişim bilgileri →Prof. Dr. Raşit Midilli'nin iletişim ve muayene bilgilerine ulaşabilirsiniz.
Oral Lezyonlar Hakkında Sık Sorulan Sorular
Oral lezyon nedir?
Oral lezyon; dudak, yanak iç yüzü, dil, damak, diş eti ve ağız tabanı gibi ağız içi dokularda ortaya çıkan ülser, yara, renk değişikliği, plak, kabarıklık veya kitlelerin genel adıdır. Oral lezyonların büyük bölümü iyi huyludur ancak kalıcı veya şüpheli lezyonların değerlendirilmesi gerekir.
Ağız içindeki yara ne kadar sürerse doktora başvurulmalıdır?
Çoğu travmatik yara veya minör aft bir ila iki hafta içinde iyileşir. Nedeni açıklanamayan ve üç haftadan uzun süren ağız ülseri, özellikle sertlik, kanama, boyunda kitle, yutma güçlüğü veya kırmızı-beyaz renk değişikliği eşlik ediyorsa değerlendirilmelidir.
Lökoplaki kanser midir?
Hayır. Lökoplaki kanser anlamına gelmez ancak başka bir hastalıkla açıklanamayan kalıcı beyaz plaklar oral potansiyel malign hastalıklar arasında değerlendirilir. Displazi veya erken kanser bulunup bulunmadığını belirlemek için kalıcı veya şüpheli lezyonlarda biyopsi gerekebilir.
Eritroplaki neden önemlidir?
Eritroplaki başka bir hastalıkla açıklanamayan kalıcı kırmızı oral mukozal lezyondur. Lökoplakiye göre yüksek dereceli displazi veya kanserle ilişkili olma olasılığı daha yüksek olduğundan gecikmeden uzman değerlendirmesi ve çoğu durumda biyopsi gerekir.
Herpetiform aft herpes midir?
Hayır. Herpetiform aft, tekrarlayan aftöz stomatitin bir alt tipidir ve herpes virüsünden kaynaklanmaz. İsmini küçük ülserlerin çok sayıda ve kümeler halinde görülmesinin herpetik lezyonlara benzemesinden alır; rutin antiviral tedavi aftöz stomatitin tedavisi değildir.
Sık tekrarlayan aftlarda hangi testler yapılabilir?
Her hastada aynı testlerin yapılması gerekmez. Sık, şiddetli veya geç başlayan tekrarlayan aftlarda öykü ve muayeneye göre tam kan sayımı, demir ve ferritin, vitamin B12 ve folat gibi testler; gerektiğinde çölyak hastalığı, inflamatuvar bağırsak hastalığı, Behçet hastalığı veya bağışıklık sistemiyle ilgili incelemeler değerlendirilebilir.
Coğrafik dil tehlikeli midir?
Coğrafik dil veya benign migratuar glossit çoğunlukla zararsız ve iyi huylu bir durumdur. Lezyonların şekli ve yeri zamanla değişebilir. Yakınma yoksa genellikle tedavi gerekmez; yanma varsa irritan gıdaların azaltılması ve semptomatik tedavi düşünülebilir.
Fissürlü dil tedavi gerektirir mi?
Fissürlü dil çoğu kişide iyi huylu anatomik bir özelliktir ve özel tedavi gerektirmez. Dil yüzeyindeki olukların nazikçe temizlenmesi gıda artığı ve irritasyonu azaltabilir. Yeni gelişen ağrı, şişlik veya farklı bir lezyon varsa ayrıca değerlendirme gerekir.
Median romboid glossit mantar enfeksiyonu mudur?
Median romboid glossit dilin arka orta bölümünde düzgün kırmızı depapille alan şeklinde görülür ve Candida ile ilişkili olabilir. Her hastada aktif enfeksiyon bulunduğu anlamına gelmez; semptom, klinik görünüm ve gerekli durumlarda mikolojik değerlendirmeye göre antifungal tedavi planlanabilir.
Oral kandida nasıl anlaşılır?
Pseudomembranöz oral kandidiyaziste beyaz-krem plaklar silindiğinde altında kızarık mukoza görülebilir. Candida ayrıca yaygın kızarıklık, protez stomatiti veya bazı dil lezyonları şeklinde de ortaya çıkabilir. Antibiyotik veya kortikosteroid kullanımı, diyabet, ağız kuruluğu, protez ve bağışıklık baskılanması riski artırabilir.
Oral liken planus kansere dönüşür mü?
Oral liken planusta ağız kanseri gelişme riski düşüktür ancak genel popülasyona göre artmış kabul edilir. Bu nedenle doğru tanı, gerektiğinde biyopsi ve düzenli klinik takip önemlidir. Lezyonda ülserleşme, sertleşme, büyüme veya belirgin değişiklik gelişirse yeniden değerlendirme gerekir.
Oral hemanjiyom her zaman tedavi edilir mi?
Hayır. Özellikle infantil hemanjiyomların önemli bölümü zamanla gerileyebilir ve sorun oluşturmuyorsa izlenebilir. Kanama, ülserasyon, beslenme, konuşma, yutma veya hava yolu problemi oluşturan lezyonlarda tedavi değerlendirilir. İnfantil hemanjiyom ile vasküler malformasyon aynı hastalık değildir ve tedavi yöntemi doğru sınıflandırmaya göre belirlenir.