Ani İşitme Kaybı

Kaç tip işitme kaybı vardır?

Üç tip işitme kaybı vardır:

1.            İletim tipi işitme kaybı: Daha çok aurikula, dış kulak yolu, kulak zarı ve kulak kemikçikleri patolojilerinde oluşan işitme kaybıdır.

2.            Nörosensöryel işitme kaybı: Daha çok koklea, 8. kafa çifti ve temporal lob hasarlarında oluşan işitme kaybıdır.

3.            Mikst tip işitme kaybı: İletim tipi ve nörosensöryel işitme kayıplarının üst üste binmesiyle oluşan işitme kaybıdır.

Ani işitme kaybı olan hastalar hangi tip işitme kaybı ile başvurur?

Nörosensöryel işitme kaybı.

Ani işitme kaybının diğer işitme kayıplarından farkı nedir?

Ani işitme kaybı kulak hastalıklarının önemli acillerinden biridir. Hastanın yakınmaları başladığında saatlerin tedaviye yanıt açısından önemi büyüktür. Ne kadar erken başvuru olursa hastalığın prognozu o kadar iyidir.

Ani işitme kaybı nasıl tanımlanır?

Genellikle tek taraflı, 72 saatten daha kısa zaman içinde gelişen, nedeni açıklanamayan, kulak bakısı normal hastalardaki işitme kaybı olarak tanımlanır. Bu hastalarda odyometrik testlerde ard arda üç frekansta birden 30 dB’den fazla nörosensöryel işitme kaybı mevcuttur. Hastalığın bilateral olma olasılığı %3 civarındadır.

Bu hastalarda işitme kaybı dışında hangi yakınmalar olabilir?

Ani işitme kaybı olan hastalarda işitme kaybı dışında en sık görülen yakınma tinnitus ve baş dönmesidir. Hastaların yaklaşık %70’inde tinnitus, %50’sinde vestibüler yakınmalar işitme kaybına eşlik eder.

Hastalığın görülme sıklığı nedir?

Yılda 2-20/100.000’dir.

Hastalığın etiyolojisinde yer alan durumlar nelerdir?

Hastalık genellikle idiyopatik olarak kabul edilir. Bunun dışında, herpes zoster, kabakulak, kızamık, influenza ve adenovirüs gibi viral etkenler, vazospazm, tromboz, emboli, hemoraji, hiperkoagülasyon gibi vasküler etkenler, perilenf fistülü, barotravma, stapedektomi, kafa travması gibi travmatik nedenler, akustik nörinom gibi tümörler, otoimmun hastalıklar ve bazı ilaçlar ani işitme kaybı tablosuna neden olabilir.

Ani işitme kaybında iyileşmeyi etkileyen prognostik faktörler nelerdir?

Prognostik faktörler:

1.            Yaş: Çocuklarda prognoz daha kötüdür.

2.            Hastanın başvuru zamanı: İlk 7-10 gün başvuruda prognoz daha iyidir. Başvuru geciktikçe prognoz kötüleşir.

3.            İşitme kaybının seviyesi: İşitme kaybı ne kadar fazla ise prognoz o kadar kötüdür.

4.            Eşlik eden bulgular: Olguda vertigo eşlik ediyorsa prognoz daha kötüdür.

Ani işitme kaybı tanısı nasıl konulur?

Ani işitme kaybında en önemli kriter anamnezdir. İkinci aşamada otoskopide timpan zar ve dış kulak yolunun normal olarak değerlendirilmesi önemlidir. Bundan sonra tanıyı yapılan tonal odyometri kesinleştirir. Tonal odyometride ard arda üç frekansta 30 dB’den fazla nörosensöryel işitme kaybı hastalık için tanı koydurucudur. Odyometri imkânı olmayan yerlerde diyapazon testleri tanıya yardımcıdır. Weber ve Rinne testleri hastalığı özellikle ani iletim tipi işitme kaybı yapan hastalıklardan ayırt etmemizde yardımcı olur (bk. diyapazon testleri).

Ani işitme kaybı nasıl tedavi edilir?

Hastalığı stres tetiklediği için öncelikle hastanın istirahat etmesi önemlidir. Bunun için gerekirse hasta hastaneye yatırılır. Tedavinin bundan sonraki aşamasında hastalığa neden olan etiyolojik faktörlerden şüphelenilmişse bunların ortadan kaldırılıp tedavi edilmesi amaçlanır. Tedavide en sık kullanılan ilaçlar, kortikosteroidlerdir. Kortikosteroidler etiyolojideki birçok olayı baskıladığı için temel ilaç olarak kabul edilir. Temel etkileri korti organında ve stria vaskülariste oluşan inflamasyonu ve ödemi azaltmalarıdır. Parenteral, oral veya intratimpanik enjeksiyon şeklinde uygulanabilir. Bunun dışında, hastanın öyküsüne göre antiviral ajanlar (asiklovir), vazodilatör ajanlar (histamin fosfat, betahistidin, nikotinik asit, atropin), antikoagülanlar, diüretikler ve magnezyum hastalığın tedavisinde kullanılabilir. Hiperbarik oksijen tedavisi, karbojen tedavisi (%95 O, %5 CO2  inhalasyonu) ve nadiren cerrahi hastalığın tedavisinde kullanılabilen diğer seçeneklerdir.

Hastalığın tedavisinde 3-5 günde bir yapılan tedavilerle progresyon veya regresyon olup olmadığı, tonal odyometri yapılarak takip edilmelidir. İzleme göre tedavi seçenekleri değiştirilebilir veya ileri tetkikler yapılabilir.